İlaçla kilo vererek uzun süreli başarıya ulaşmak olanaksız. Kaldı ki birçoğunun ciddi yan etkileri var. İlaç tedavisi ancak kapsamlı bir zayıflama stratejisinin parçası olarak kullanılabilir. Doktor gözetimi dışında ilaç kullanmak, hele ne idüğü belirsiz “mucize zayıflama hapı”nı içmek hapı yutmak demektir
Birkaç hafta önce gazetelerde yeni bir “mucize zayıflama hapı” haberi vardı. Yaşamın her alanında olduğu gibi karmaşık sağlık sorunlarımıza da basit, kolay uygulanabilir çözümler vaat eden haberler haklı olarak ilgi çekiyor. Medyadaki haber, Lorcaserin maddesi içeren bir ilaçla ilgiliydi. Daha önce piyasaya sürülmüş zayıflama haplarının bazılarının ciddi yan etkiler nedeniyle yasaklanmış olması yeni ilaçları özel bir dikkatle incelememizi gerektiriyor.
Zayıflama ilaçları, alınan kalorilerin tüketilenlerden daha az olması için çeşitli yollardan etkili olmayı amaçlar. Diyet ve egzersizde olduğu gibi, kilo vermek için ya alınan kalorilerin azaltılması ya da harcananların artırılması gerekir. Zayıflama ilaçlarının çoğu düşük kalorili beslenmeyi sağlamak için ya iştahı azaltır ya da bağırsaklardan yağ emilimini azaltarak alınan kaloriyi sınırlar.
İştah azaltan ilaçlar
Bu ilaçların hemen hepsi beynimize doyduğumuz hissini vermeye çalışır. Bu amaçla beyni kandırmaktır işleri. Doyurucu bir yemekten sonra beyne “Karnım doydu, bir lokma daha yiyemem” mesajı gider. İlaçlar bu mesajın iletilmesinde görev yapan habercileri taklit eder veya değiştirirler. Böylece, küçük bir porsiyondan sonra da “Acaba karnım doydu mu?”diye haber bekleyen merkeze “Evet doydu, hem de çok doydu” mesajının gitmesini sağlamaya çalışırlar.
Sinirler birbiriyle ve beyindeki merkezlerle salgıladıkları çeşitli maddelerle haberleşir. Haberi verenin gönderdiği madde, haberi alan yerde özel bir kabul bölümünde karşılanır. Beynin ortasındaki merkez, doyup doymadığımıza gelen birçok haberci maddeye bakarak karar verir. Zayıflama ilacı ya doğal habercilerin işini kolaylaştırıp etkisini artırır ya da onların özel kabul yerlerine doğrudan gidip çok daha güçlü şekilde haber verir. Teorik olarak çok çekici görünen bu yaklaşımda karşılaşılan ve aşılması güç bir engel vardır. Taklit edilen veya değiştirilen haberci maddeler, beyindeki doyum merkezinden başka merkezlerde, hatta beyin dışında birçok organda da etkilidir. Örneğin, doyum merkezine haber götüren noradrenalin denilen madde artırıldığı zaman kalp hızı ve tansiyon da yükselir. Çünkü, aynı madde beyinden kalbe gönderilen bazı emirlerin iletilmesi görevini de yüklenmiştir. Zayıflama ilaçlarının bazılarında görülen kalp hastalıkları ve psikiyatrik bozukluklar böyle oluşuyor.
Lazer epilasyon
Tags:
Diyet hapları
→
diyet haplarının zararları
→
zayıflama hapları
→
zayıflama hapları zararlı mı
→
zayıflama haplarının zararları
Diyet Hapları Zararlı mı ?
By Unknown →
3 Haziran 2013 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları
(
Atom
)
No Comment to " Diyet Hapları Zararlı mı ? "